Hayat Cadısı

Hayat Cadısı
ordan,burdan,sizden, benden...

Moda Cadısı

Moda Cadısı
hayatın stili, rengi, trendi...

Pratik Cadı

Pratik Cadı
evde, işte, hayatta ve her yerde...

Marka Cadısı

Marka Cadısı
pazarlama severler buraya...
pratik cadı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
pratik cadı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Ofis Kadınları İçin - Oje Kurutmanın En Kolay Yolu!!!

13 Şubat 2013 Çarşamba

Muhteşem buluşum....

Ofiste şıklığın anahtarıı :)

Ojeleri sürüyosunuz, koşturuyosunuz lavaboyaaa... Elinizi kuruttuğunuz kurutucuya 10 sn tutuyorsunuzzz ve işteee o güzel ellerrr kuru ve bakımlı görünümle göz almaya devam ediyorr...

Evlilik telaşına son! Martha Stewart Weddings geliyor...

30 Mart 2011 Çarşamba

Komple meyvelerden bir pasta... Karayiplerde muhteşem bir balayı.. Pembe ve morun en güzel hallerinden göz kamaştırıcı bir buket...



Bir gelinin hayalindeki herşey... A’dan Z’ye evliliğe adım adım giden yolda hayatınıza renk verecek bir dergi Martha Stewart Weddings Türkiye’ye geliyor yaşasınnnn...Üstelik Nisan’da...




Martha Stewart Weddings evlilik telaşındaki biricik çiftlere bu özel günlerini özgünleştirmeleri konusunda muhteşem bir yardımcı... O meşhur uçurucu teklif gününden balayına ilişkin her tür detayı kapsayan güzel ve yaratıcı fikirler var. Yaşasınnnn....Internet sitesine de bayıldımmm bayıldımmm...





*Tüm görseller internet sitesinden alınmıştır.

BİR İKİ UFAK DETAYLA ŞIKLIĞI YAKALAYABİLİRSİNİZ...

13 Nisan 2010 Salı

Harika bir adres buldum. Hepiniz Harem takılarını duymuşsunuzdur. Duymadıysanız anlatmak isterim. Normalde tam ismi “Sultans of Harem Accessories” olarak geçiyor.




Genelde Boyner, YKM gibi çok katlı mağazacılık markalarında bu markanın takılarını bulurdunuz. Ya da duyardınız. Ben kendi mağazalarını keşfettim. Kaç mağazası olduğunu bilmiyorum, ama bence Bağdat Caddesi’ndeki müthiş... O kadar metrekareye bu kadar çeşitte ve güzellikte bir dünya sığdırmak... Çok başarılı.


Öncelikle Harem takılarından bahsedeyim size.
Uygun fiyatlarla, birbirinden sevimli, trend, şık ve tasarım takı alternatifini gerçekten doğru markası. Üstelik çok fazla çeşit var, her tarza ve zevke uygun altarnatifi bu mağazada bulmak mümkün. Kolyeler, küpeler, tokalar, yüzükler... Bitmedi... Şallar, çantalar, broşlar, cüzdanlar ve daha neleerr neleeerrrr....


Birazdan benim aldıklarımı gördüğünüzde bana hak vereceksiniz. Ve sabredin yazının sonunda adresini vereceğim :)


İşte bayıldığım ilk set: Adını “Yazın Coşkusu” koydum. Turkuaz rengi, yazal çok güzel örtüşür. Denizi, gökyüzünü çağrıştırır ve baktığınızda ferahlatır. Üstelik yazlık uçuşan blüzlerimle ve elbiselerimle uyum için olacak. Yanılıyor muyum?


İkinci tercihim şık bir kolyeden yana oldu: “Perfectoooo”. Hem işte, hem bir davette, ya da hafta sonu zerafetinde... Ne dersiniz hepsine gider değil mi?


Üçüncü tercihimin adı “Pembe ve Mor Düşler”. Yaza gelirken beyaz üzerine, ya da renkli kıyafetlerimle kombinleyeceğim oldukça hareketli, sevimli bir tasarım.


Dördüncü tercihim çok kullanışlı bir bileklik oldu, üstelik “Perfecto” ile kombinleyebilirim. Adı “Yansımalar”. Hem gündüz hem de geceye gidebilecek oldukça güzel ve alternatif kullanımlı.


Beşinci tercihim ise “Renklerin gücü”. Ne kadar göz alıcı, şeker gibi değil mi?


Bu tercihime tam anlamıyla bayıldım umarım siz de seversiniz. "Ver coşkuyu" :)


Veee son tercihim ise “Bonibon” lardan yana... Evet yanılmadınız bu bileklik o kadar şirin ve renkli ki adını bonibon koydum.



Veee merakla beklediğiniz adres tarifi geliyor: Erenköy ışıklarda tam Bağdat Caddesi üzerinde yer alan Divan Pub’ı herkes bilir. Bilmiyorsanız sorun.

İşte o ışıklardan Divan Pub’ın karşısına geçin. Ve arabaların geliş yönüne ters yönde yani Bostancı yönüne doğru yürüyün. Tam Divan ve Starbucks karşısına denk gelen sokakta Harem’i bulabilirsinizzzzz...


Şimdi yaza ben şahsen kendi detaylarımla hazırım ya siz? :)

ALIŞVERİŞLE MUTLULUĞA MERHABA...

12 Nisan 2010 Pazartesi

Ne moda’cıyım, ne stilist... Sadece alışverişi, trendleri takip etmeyi seven, kişilere giyim ipuçları vermekten keyif alan bir hayat cadısıyım.

İşte buradan hareketle sağolsun, fikrime güvenen, alışverişte trendlerini yakalamama yardımcı olmamı isteyen sevgili değerli arkadaşım “pazarlama cadısı” Burcu ile bu ay alışverişteydik...


İki cadı alışveriş öncesi kısa bir sohbet yaptık.
SORU 1: Pazarlama Cadısı sevgili Burcu alışverişte neyi almak istiyor? Özellikle aradığı birşeyler var mı?
CEVABI: Burcu bahar sezonuna uygun, gardolabındaki elbise sayısını arttırmayı planlıyor.

SORU 2: Genelde hangi renklerden hoşlanır?
CEVABI: Kedilere bayılır. Zatı halinde 3 tane gerçek dünya güzeli kedisi var. Aynı zamanda mavi, turkuaz, gri, kırmızı, siyah renkler favorileri arasında. Kısaca Burcu renkleri ve kedileri seven, çıtı pıtı güzel fiziğiyle, deli dolu neşeli ve sevimli bir alışveriş partneri. :)


AMACIMIZ: En uygun fiyata, alternatifli, Burcu’nun hatlarına uygun, mümkünse kedili elbiseler alabilmek...
Bakalım 2 cadı bunu başarabilecek mi?

ELBİSE 1 = BİNGOOOOO KEDİLER TAM 12’DENNNN....

ELBİSE 2 = İSTER GÜNDÜZ, İSTER GECE, İSTER İŞTE, İSTER PARTİ’DE MEKANINI SEN SEÇ!


ELBİSE 3 = TAM İSABETTTTTT.... SEMPATİK, RENLERİN AHENGİ, FİYONGUYLA ŞİRİN VE ŞIK ÜSTELİK PİLELERİ RUHU HAREKETLENDİRİCİ...

ELBİSE 4 =BİNGOOOOO 2 . KEDİLER’E KARDEŞ GELDİ...ÜSTELİK OLDUKÇA ŞIK VE SEVİMLİ. KUMAŞI İTİBARİ İLE DE 4 MEVSİM GİYİLEBİLİR KULLANIŞLI...

Hem uygun alışveriş yaptık, hem eğlendik, hem de Burcu’nun gardolabına yeni güzellikler ekledik.

Ardından ne mi yaptıkkkkkkk? Çok çoookkk acıktıkkkkk ve son pozumuz ...


Yeni bir alışveriş seansında, trendini yakalama konusunda destek isteyen biriyle tekrar buluşmak üzere... Sevgiler,

PARTNERİNİZ DAĞINIK MI? KİRLİLERİ KENDİ KENDİLERİNE ÇAMAŞIR SEPETİNE GİDECEĞİNE Mİ İNANIYOR?

11 Nisan 2010 Pazar

Dışarıda yemek, sinema, arkadaşlarla birkaç içki, partide sabahlama...Hepsi kulağa oldukça hoş geliyor. Böyle bir hayatı paylaşmak ne hoş...



İlk soru: Haydi artık bana taşın, birlikte yaşayalım!
Cevabın: Ay çok tatlısınnnnn!!!

İlk gün: Tatlım sana oda ayırdım, ayrıca bu dolap da senin...
Cevabın: Ay çok tatlısınnnnn!!!

Ve takip eden birkaç gün keyifle geçen geceler ve sohbetler...


Bir de aynanın arkasına bakalım...
Bir hafta sonra...

İlk soru senden gelir: Aşkım neden çorapların salonun tam orta yerinde?
Cevabı: Bilmem?

İki hafta sonra aynen devam eden durum...
İlk soru yine senden gelir: Aşkım çorapların ve montun neden tam tv koltuğunun üstünde?
Cevabı: Duymamazlıktan gelir :)

Aynı evi paylaşmak ayrı bir dünyada partnerinizle yeniden tanışmak gibi birşey. Ve birçok kadın aynı evde partnerinin dağınıklığından şikayetçidir. Sandalye üstünde ceket, salonda yerde çoraplar... Peki neden mi? Yani hepsi mi onların kirli sepetine kendi kendilerine gireceğine inanıyor?
Ya da nasıl olsa arkasından onları toplayacak birileri var mı?

İşte bu soruların cevabına adres olmak istemiyorsanız denenmiş ve test edilmiş, genelde başarı yakalanmış bir önerim var!
Birkaç gün bekleyin bırakın partneriniz keyifle saçsın eşyalarını etrafa :) Sonra toplayın o eşyaları, götürün yatağınıza ve onun yastığının altına hepsini koyun.

Gece gözler mahmur, gerinmiş güzelce uyuyacakken off o da ne...
İlk bulduğunda itiraf edeyim biraz kızacaktır...Peki ya ikinci, ya üçüncü...Ya da sabırla bunu bir hafta boyunca yaparsanız?


Eğer dünyanın en inatçı partnerine sahip zavallılardan biri değilseniz, işte o zaman şanslı gününüzdesiniz. Çünkü gerçekten bu alışkanlığından vazgeçecektir.

Deneyin ve yorumlarınızı yollayın keyifle okuyalım...

Sevgiler.

Ayakkabılarınız Vuruyor mu? Ya da dar mı geldi sıkıyor mu? ( pratik serisi )

7 Nisan 2010 Çarşamba

eyler bayanlar... Duyduk duymayın demeyinnnn....

Çok sık başımıza gelir, mağazada çok rahattır. Eve gelir ve giydiğimiz ilk gün başta herşey yolunda giderken yavaş yavaş cehennem azabı başlar.

Önce arkadan hafif bir topuk kızarıklığı, sonrasında ön burnunun sıkması...Off akşam olsa da eve gitsem şu ayakkabılardam kurtulsam telaşı...

Paniğe gerek yok, 1 gece sabrederseniz bu ayakkabının asıl biraz genişleyeceğini tarif edeceğim ve ayakkabınızla vedalaşmanıza gerek kalmayacak :)

Öncelikle bu yöntemin bez ayakkbılarda tutmadığını söylemeliyim. Deri ve yapay deride ise sonuç mükemmel....

Çözüm çok basit, bir torbanın içini buzla doldurun ve ağzı kapalı olarak bu torbayı ayakabınızın içini tamamen dolduracak şekilde yerleştirin. Bitmediiii... Bu haliyle ayakkabınızı buzdolbınızda yer alan buzluk veya defreeze'inize bir poşete koyarak yerleştirin ve 1 gece bekletin.

Ertesi gün biraz dolaptan çıkarıp ısınmasını bekledikten sonra gönül rahatlığıyla ayakkabınızı giyin ve gezin...

Kadıköy Çilek Sokak ( Uygun Alışverişin Adresi )

Kot 5-10 TL, t-shirtler 2 - 5 TL geel geeel vatandaş gelllll Kadıköy'e Çilek sokağa gel.

Birbirinden güzel t-shirtler, kotlar, eşofman altları... Takılar, tokalar, ayakkabılar ve daha pekçok şey... Nerde mi? Kadıköy çilek sokakta.

Efem tarifini vereyim, Kadıköy altıyol'a gelin. Boğa heykelini gördüğünüzde heykele sırtınızı verin, tam karşınızda köfteci ramiz'i köşede göreceksiniz. 

İşte o köşeden aşağıya doğru olan araba girmeyen boylu boyunca sokağın adı çilek sokak. Zaten sokak tabelasını da görürsünüz. Tüm mağazalara sağlı sollu üşenmeden girin. Herbirinde birbirinden uygun farklı cevherler bulacaksınız.

Eskiden cuma pazaraı ve salı pazarının son noktası bu sokaktı...Pazarın yeri değişti ama bu sokak hiççç ölmedi. Güvenin bana hem hesaplı hem karlı hem de trendy hissedeceksiniz...

Kemer Şıklığı ( pratik serisi )

30 Mart 2010 Salı

Özellikle son dönemlerde artan kemer modasına siz de uyabilirsiniz. Üstelik çok pahalı olmayan uygun ve birbirinden renli birbirinden şık alternatiflerle...Ben tam bir kemer delisiyim bunu itiraf ediyorum...

Pekii bu kadar kemeri aldım, bir türlü dolabımda bulamıyorum hangisini kullanıcağım, giysilerim arasında kayboluyor, çekmecelerde katlanınca formu bozuluyor sorusuna ne demeli?

Cevabım basit...Fazla askılarınıza takın kemerlerinizi asın dolaba, kullanmak istediğinizde de çıkarın askıyı güzelce seçin hangi kemeri kullanmak istiyorsanız. Nasıl ama? :)

İşte bendenizYelda Akgün...

28 Mart 2010 Pazar




Evli , blogyazar, gitarçalar, alışverişsever, insan canlısı, biraz sakin, biraz deli, gülmeden duramayan, hayatı ve insanları seven, latin danslarının aşığı, insanlara alışveriş ve giyimde yardım etmeye meraklı veeee çikolata manyağı...


İşte bendeniz Yelda Akgün...

Zor Kapanan Fermuar ( pratik serisi )

22 Mart 2010 Pazartesi

Efendim yeni bir kot alırız gıcır gıcırrrr...Tam fermuarını kapatacakken bir bakarız fermuar taş gibi..Bir türlü çıkmaz yukarıya..

Yada güzel bir polar giyeriz bir türlü fermuarı kapanmaz, serttir yeni olduğu için. Çözümü gayet kolay...Alın elinize bir sabun güzelce fermuarın üstüne kuru kuru boydan boya sürün..

Bir bakacaksınız ki yağ gibi artık fermuar kayacak bir güzel kapanacaaaakkk....

Gümüş Takılar Nasıl Parlatılır? ( pratik serisi )

Ben çok severim gümüş takı kullanmayı, hangi bayan sevmez ki?

Ancak bir takıya taktım mı uzun süre kullanırım çıkarmak istemem. Bir bakarım ki suya gir çık, üstüne tenine değsin sürekli bir bakarım kararmaya başlamış. Şimdi duyuyorum sesleri, efenim küle koyun, cif sürün, sabunla yıkayın önerilerini. Evet bunlar da iyi çözümler...

Ama benden daha basiti geliyor. Hani okulda yazdıklarımızı silmek için kullandığımız basit silgilerimiz var ya. İşte bir taneyi alıyorsunuz elinize takınız da diğer elinizde başlıyorsunuz silginizle silmeye... Sonucuna siz bile inanamayacaksınız. :)

Yüzükleriniz Parmaklarınıza Bol Geliyorsa ( pratik serisi )

16 Mart 2010 Salı

İki arkadaş alışverişe çıkmış. Çok güzel takıların aksesuarların olduğu bir mağazaya girmişler. Ve işte o an muhteşem bir yüzük ve sadece 1 adet kalmış üstelik %70 indirimli fiyatla... Arkadaşı hemen denemesini söylemiş, bizimkisi bir takmış parmağına o da ne, sardığı dolmalar kadar kalın parmakları olsa yüzük anca tam gelecek. Çok üzülmüş... Ama yüzükle vedalaşması gerekmiş. Neden mi? Çünkü hayatcadısından haberi yokmuşşşşş..

Bu masal da burada bitmemiş çünkü buna çok basit bir çözüm önerim var. O yüzüğü öncelikle satınalıp güzelce evinize götürüyorsunuz. Dikiş kutunuzdan beğendiğiniz bir renk ipi çıkarıyorsunuz.

Yüzüğü elinize alıp, elinize taktığınızda parmağınızın alt kısmında kalan alana ipi başlıyorsunuz sarmaya. Birkaç tur dönüp sardıktan sonra deniyorsunuz parmağınıza eğer tamsa düğüm atma zamanı...

İşte bu kadar basit... :)

Göz Farının Düzgün ve Kalıcı Durması ( pratik serisi )

15 Mart 2010 Pazartesi

Göz farı kullanmak her bayanın güzel görünmek adına başvurduğu basit ve oldukça etkili bir araç. Sabah evden çıkarken güzelce süreriz. Şıkır şıkır çıkarız. Öğlen 1 buçuk 2 civarı bir aynaya bakarız ki fardan eser yok, ya da göz kapağımız üzerinde çizgi çizgi berbat bir görünüm oluşmuş.


İşte bunun çözümü çok basit. Far sürmeden önce göz kapaklarınıza çok az fondoten uygulayın. Toz olması daha iyi etki bırakabilir. Fondoteni sürdükten sonra farnızı üstüne sürün. Hem farınızın rengi daha net ve parlak görünecek, hem de fondoten altında tutunacağı bir katman yaratacağı için gün boyu taze makyaj görüntüsü verecektir.

İmitasyon Takıların Ömrünü Uzatmak ( pratik serisi )

14 Mart 2010 Pazar

hepimizin imitasyon takıları vardır. E hadi itiraf edinnnn...Parmağınızda o parlayan taşlı yüzüklerin hepsi pırlanta mı? Ya da boynunuzdaki o sarı takı altın mı??

Ben de imitasyon kullanıyorum çünkü takıları seviyorum. Peki çok güzel imitasyon bir yüzük aldınız, üstü şöyle şıkır şıkır parlayan taşlarla süslü... Birinci gün taktınız süper herkes iltifatta, ikinci gün taktınız yine süpper herkes bayıldı...Ama üçüncü gün takıp çıktığınızda bir baktınız ki bir taşı düşmüş...Üstelik eliniz biraz terlemiş ve yüzüğün içi elinizi yeşile boyamışşş paslı gibi... Tanrımmm neden neden...

Veyaaa alerjik misiniz? Mesela imitasyon bir küpe taktınız bir baktınız gün sonunda boynunuzda minik minik kabarcıklar oluşmuşşş...Offf ne kötüüü....

İşte tüm bunların çok uygun ve kolay yolla çözülebilecek bir sırrı var. Tırnaklarımıza sürdüğümüz parlatıcı ojeleri hepiniz bilirsiniz. İşte o aldığınız yüzüğün iç kımına parlatıcı sürseydiniz, elinizi yeşile boyamazdı. Ya da aldığınız ilk gün taşlarının üstüne sürseydiniz uzun süre taşları dökülmezdi. Veyaaa aldığınız küpenin iç kısmına sürseydiniz, kolay kolay size alerjik olarak dokunmazdı. Nasıl ama :)

Kolyeleri Düzenli Asmak ve Bulmak ( pratik serisi )

Takılar her güzel ve dinamik bayanın vazgeçemediği aksesuarlarıdır. Ancaak hangi kolyeyi seçeyim derken bir bakarsınız birinin zinciri diğerine takılır, diğerinin ucu ötekinin içine girer... Bir bakarsınız ki kolyeleri birbirinden ayırmaya çalışırken yorulmuşsunuz ve en sonunda da kolye takmaktan vazgeçmişsiniz.

İşte bunun çok pratik bir çözümü var...Hani fincanlarımız üzerine taktığımız fincanlıklarımız vardır ya, her ucuzluk mağazasından çok düşük fiyatlarda bulabileceğimiz. İşte onlardan ediniyosunuz ve tane tane kolyelerinizi fincanlığın kollarına takıyorsunuz işte size hem kolyelerinizi güzelce görebileceğiniz hem de ayrı ayrı birbirlerine karışmadan kullanabileceğiniz bir araç.

Kırmızı Ojenin Ömrünü Uzatmak ( pratik serisi )

9 Mart 2010 Salı

Kırmızı oje her bayanın ellerini güzel gösteren bir araçtır. Her seferinde süreriz ama güzel rüyası en fazla 2 gün sürer, başlar kenarlarından çıkmaya. Çizikler oluşmaya.. Off şimdi kim tekrar tazeliycek deriz dimi kendi kendimize?

Çözümü çok basit... Kırmızı oje sürmeye başlamadan önce, tırnaklarımıza bir güzel parlatıcı süreriz. 5-10 dk bekleriz güzelce kurur. Şimdi üstüne kırmızı oje süreriz. Ve yine 5-10 dk. bekleriz.

Veeee son olarak üstüne son kat bir parlatıcı daha sürer min. 1 hafta keyfini sürer, güzel güzel gezerizzzzzz... Şekilde görüldüğü üzere...










Çatlayan ve Kuruyan Dudaklar ( pratik serisi )

Havalar soğuk, e haliyle kesin az su içiyoruzdur. Ne mi oluyor? Tabbi ki dudaklarımız kurutulmuş güllere dönüyor. Çaresi ççokkk ama çok basit.

Haytcadısının bu durumda önerisi Bepanthen merhem krem. Hem pratik hem oldukça da hesaplı, her zaman çantanızda taşıyın. Haftada bir iki kere sürün bakın bakalım kırmızı ruj üstüne dudağınıza nasıl yakışıyor? :)
 

2009 ·Hayat Cadısı by TNB